Mekanın Hafızası-Antakya / Ahmet Soydinç / Ekim-Aralık 2019

Ne zaman inşa edildiğine dair herhangi bir resmî belge olmayan, eskiden mesken olarak kullanılan bu mekân, 2013 yılından itibaren ise “restoran” olarak kullanılıyor.

Hayatının bir kısmını Hollanda’da geçiren ve sonrasında memleketi Antakya’ya tekrar dönen ve Eski Antakya sokaklarının ruhuna ve enerjisine olan tutkusuyla bu evi kiralamaya karar veren Ahmet Soydinç’in anlatımıyla; “Eski Antakya Evlerinde Birlikte Yaşam Hikayesi”:

“Benim bu sokaklarla tanışmam 1990 lı yılların başlarında, çocukluğumda oldu. Eskiden bu mahallelerde insanlar evlerinin önlerinde komşularıyla bir araya gelerek otururlardı. Neredeyse her sokakta mahalle sakinlerini sokakta otururken, akşamları yürüyüşe çıkmışken çocukları koştururken görürdünüz. Komşular arasında daha sıcak daha güçlü bağlar vardı. Şu an maalesef buralarda bu mahalle yaşamı kalmadı. Zamanla insanlar bu apartman dairelerinin konforunu, avlulu evlerin zorluklarına tercih etmeye başladılar. Ve o sıcak ilişkilerden kopup, karşı komşunu dahi tanımayan yaşamlarla tanıştılar.

Oysa bu mahallede sokaklar insanları bir araya getirirdi. Herkes birbirini tanırdı. Kimin ne derdi var ne sıkıntısı var, neye ihtiyacı var bilinir ve çözüm bulunurdu. İnsanlar arasındaki bu güçlü ilişkiler güven de doğuruyordu. Ve bu güven birbirleri ile daha sık görüşmelerini, birlikte daha çok zaman geçirmelerini sağlıyordu. Böyle olunca da inançlarda kültürlerde birbirinden etkileniyor ve farklı kültürlerin birbirine karşı anlayışı gelişiyordu. Bu sokaklardan göçüp yüksek katlı binalara taşınan insanları burada bir araya getiren alanların olmaması nedeniyle ilişkilerde zayıfladı. İnsanlar artık kendilerini, “kendi dört duvarlarına” kapatmaya başladı…

Bu sokaklar, bu evler sizi birlikte yaşamaya çeker.İnsana huzur veren, iyi hissettiren ve mutlu eden bir enerjisi vardır. Zaten bence mutluluk tekil değil karşılıklı olandır. Karşınızdakini mutlu ettiğiniz kadar mutlu olabilmektir.”

*Bu çalışma Avrupa Birliği Sivil Düşün Programının desteği ile Zenginler Atölyesi Kültür ve Sanat Derneği tarafından, Eski Antakya evlerinden yola çıkarak Hatay’da var olan kültürel çoğulcu yapıyı açığa çıkarmak ve bu yapının kaydını tutmak üzere yapılmıştır.

Mekanın Hafızası Tanıtım Toplantısı

26.10.2019, Belkıs Ev Pansiyon, Antakya

Gördüğünüz yalnızca kafe, bar, restaurant, otel değil birlikte yaşam kültürünün hafızasıdır da aslında!

Mekanın Hafızası çalışması 26.10.2019 günü Belkıs Ev Pansiyon’da yapılan tanıtım toplantısıyla Hatay’da duyuruldu. Zenginler Atölyesi Kültür ve Sanat Derneği adına çalışma hakkında bilgi veren Özge Sapmaz “Hatay, yüzyıllardır birçok farklı etnik kimlik ve kültürden insanların bir arada yaşadığı ve bu yönüyle de Türkiye’de “barış ve kardeşlik şehri” olarak bilinen bir kenttir. Şehrin merkezinde bulunan Eski Antakya evlerinin hikâyeleri de kentimizin bu kültürel çoğulcu yapısını özetler niteliktedir. Bu evlerde her dönem farklı kültürlerden insanlar yaşamış, bir kültürün nefesi bir başka kültüre can vermiştir. Yüksek duvarlı bu avlularda insanlar dilleri, dinleri, inançları, ırkları ve /veya cinsiyetlerinden çok kültürleriyle yaşam bulmuştur. Tam da bu nedenle, Avrupa Birliği Sivil Düşün programından aldığımız destekle Mekânın Hafızası adı verdiğimiz bir projeye başladık.” dedi.

26.10.2019, Belkıs Ev Pansiyon, Antakya

Zenginler mahallesinde ki birlikte yaşam haritasını çıkararak, mahallenin kültürel çoğulcu yapısının korunması ve geliştirilmesi, bu kültürün ulusal ve uluslararası alanda görünür kılınması ve Hatay’da yerleşik olan halka yönelik birlikte yaşam kültürü hafızası oluşturulması amacıyla yapılan çalışma ile 16 ayrı eski Antakya evinin hikâyelerinden derlenecek 16 ayrı kısa film ve her mekânın girişine asılacak “Hafıza Panoları” yapılacak .

1 Ekim itibariyle başlayan çalışmanın 21 Aralık’ta tamamlanması hedefleniyor. Proje çıktıları ise 21 Aralık günü bu 16 ayrı mekânın bulunduğu güzergâhta yapılacak “Hafıza Yürüyüşü” ile kamu ile paylaşılacak.