Yazılar

Mekanın Hafızası-Antakya / Mahmut Güven / Ekim-Aralık 2019

Uzun yıllar mesken olarak kullanıldıktan sonra, 2010-2012 yıllarında “Kültür Sanat Atölyesi” olarak kullanılmış. 2012 yılından itibaren ise “kafe” olarak kullanılıyor.

Kendinden önce burada yapılan “kültür sanat” çalışmalarını burada devam ettirmeye çalışan ve mahalledeki birlikte yaşam kültürünü bu çalışmalarla desteklemeye çaba sarf eden Mahmut Güven anlatım; “Eski Antakya Evlerinde Birlikte Yaşam Hikâyesi”:

“Buranın yapı sistemi, evleri, yolları, taşları Fransız dönemine ait. Bugüne kadar birçok aile yaşamış bu evde. Genellikler de kalabalık aileler. Bu ailelerden ya da çevremizden bildiğimiz kadarıyla, buralar bir dönem ibadethane olarak kullanılmış. Hatta Serinyol Mahallesi’nin Arapça da adı “Bet ırkeen” dir. Patriklerin oturduğu, Patriklerin hanesinin olduğu yer anlamındadır. Orada yaşayan Patriklerin atlarıyla bu bölgeye gelip ibadetlerini yaptığını söylüyorlar.

Eskiden bu mahallede farklı inanç ve kültürden insanlar bir arada yaşamış. Hikayelerinden bildiğimiz kadarıyla hiçbir zaman atışmamış, çatışmamışlar. Evlerin avluları gibi bu sokaklarda birlikte yaşamın teşviği gibi insanlara. O dönemlerin kültürü hala yaşıyor aslında. Komşuluk ilişkileri güçlüdür burada mesela. İnsanlar birbirinin inancından, dininden, dilinden çok kültürünü önemser, benimser. Bizim bayramlarımız iç içe geçmiştir. Hristiyanların Paskalya Bayramı, biz de Yumurta Bayramıdır. Oyunlarımız, yemeklerimiz hep birbirinden etkilenmiştir.

Bu evlere, avlulara girdiğinizde; buradaki çok kültürlü yapıyı açıkça görürsünüz. Yan evin duvarında Hac var mesela. Aile o kültürden olmazsa bile o hacca dokunmaz. Kendisi de duvarına kendi kültüründen bir şey asar. Sonraki gelende onu çıkarmaz. Kültürler böyle yaşatılıyor burada…”

*Bu çalışma Avrupa Birliği Sivil Düşün Programının desteği ile Zenginler Atölyesi Kültür ve Sanat Derneği tarafından, Eski Antakya evlerinden yola çıkarak Hatay’da var olan kültürel çoğulcu yapıyı açığa çıkarmak ve bu yapının kaydını tutmak üzere yapılmıştır.

Mekanın Hafızası-Antakya / Ahmet Soydinç / Ekim-Aralık 2019

Ne zaman inşa edildiğine dair herhangi bir resmî belge olmayan, eskiden mesken olarak kullanılan bu mekân, 2013 yılından itibaren ise “restoran” olarak kullanılıyor.

Hayatının bir kısmını Hollanda’da geçiren ve sonrasında memleketi Antakya’ya tekrar dönen ve Eski Antakya sokaklarının ruhuna ve enerjisine olan tutkusuyla bu evi kiralamaya karar veren Ahmet Soydinç’in anlatımıyla; “Eski Antakya Evlerinde Birlikte Yaşam Hikayesi”:

“Benim bu sokaklarla tanışmam 1990 lı yılların başlarında, çocukluğumda oldu. Eskiden bu mahallelerde insanlar evlerinin önlerinde komşularıyla bir araya gelerek otururlardı. Neredeyse her sokakta mahalle sakinlerini sokakta otururken, akşamları yürüyüşe çıkmışken çocukları koştururken görürdünüz. Komşular arasında daha sıcak daha güçlü bağlar vardı. Şu an maalesef buralarda bu mahalle yaşamı kalmadı. Zamanla insanlar bu apartman dairelerinin konforunu, avlulu evlerin zorluklarına tercih etmeye başladılar. Ve o sıcak ilişkilerden kopup, karşı komşunu dahi tanımayan yaşamlarla tanıştılar.

Oysa bu mahallede sokaklar insanları bir araya getirirdi. Herkes birbirini tanırdı. Kimin ne derdi var ne sıkıntısı var, neye ihtiyacı var bilinir ve çözüm bulunurdu. İnsanlar arasındaki bu güçlü ilişkiler güven de doğuruyordu. Ve bu güven birbirleri ile daha sık görüşmelerini, birlikte daha çok zaman geçirmelerini sağlıyordu. Böyle olunca da inançlarda kültürlerde birbirinden etkileniyor ve farklı kültürlerin birbirine karşı anlayışı gelişiyordu. Bu sokaklardan göçüp yüksek katlı binalara taşınan insanları burada bir araya getiren alanların olmaması nedeniyle ilişkilerde zayıfladı. İnsanlar artık kendilerini, “kendi dört duvarlarına” kapatmaya başladı…

Bu sokaklar, bu evler sizi birlikte yaşamaya çeker.İnsana huzur veren, iyi hissettiren ve mutlu eden bir enerjisi vardır. Zaten bence mutluluk tekil değil karşılıklı olandır. Karşınızdakini mutlu ettiğiniz kadar mutlu olabilmektir.”

*Bu çalışma Avrupa Birliği Sivil Düşün Programının desteği ile Zenginler Atölyesi Kültür ve Sanat Derneği tarafından, Eski Antakya evlerinden yola çıkarak Hatay’da var olan kültürel çoğulcu yapıyı açığa çıkarmak ve bu yapının kaydını tutmak üzere yapılmıştır.

Mekanın Hafızası-Antakya / Cemal Yılmaz / Ekim-Aralık 2019

Yapımından bugüne mesken olarak kullanılan ve geniş avlusuyla çok nüfuslu ailelere ev sahipliği yapmış bu mekân 2017 yılından beri “kafe” olarak kullanılıyor. Tahrip edilmiş doğal yapısını yoğun emekler sonucu aslına uygun Fransız mimarisiyle canlandıran ve modern çağın müziklerini ile şehre eğlence kültürünü geliştirmeyi amaçlayan müzisyen Cemal Yılmaz’ın anlatımıyla; “Eski Antakya Evlerinde Birlikte Yaşam Hikâyesi”: “Fransız […]

Mekanın Hafızası-Antakya / Ekim-Aralık 2019

Hatay yüzyıllardır bir çok farklı etnik kimlik ve kültürden insanların bir arada yaşadığı ve bu yönüyle de Türkiye’de “barış ve kardeşlik şehri” olarak bilinen bir kenttir. Şehrin merkezinde bulunan Eski Antakya evlerinin hikayeleri de kentimizin bu kültürel çoğulcu yapısını özetler niteliktedir. Bu evlerde her dönem farklı kültürlerden insanlar yaşamış, bir kültürün nefesi bir başka kültüre can vermiştir. Yüksek duvarlı bu avlularda insanlar dilleri, dinleri, inançları, ırkları ve/veya cinsiyetlerinden çok kültürleriyle yaşam bulmuştur.

Avrupa Birliği Sivil Düşün Programından aldığımız destekle yürüttüğümüz bu çalışma ile bizler Zenginler Mahallesinde bulunan 16 ayrı eski Antakya evinden dinlediğimiz hikayeleri derledik. Derlediğimiz bu hikayeleri “16 ayrı kısa film”, her mekanın girişine astığımız “Hafıza Panoları” ve “Mekanın Hafızası Kitapçıkları” ile belgelemeye çalıştık.

Bu belgeler ile Zenginler mahallesindeki birlikte yaşam haritasını çıkararak, mahallemizin kültürel çoğulcu yapısını korumayı ve geliştirmeyi, bu kültürü ulusal ve uluslararası alanda görünür kılmayı ve Hatay’da yerleşik olan halka yönelik birlikte yaşam kültürü hafızası oluşturmayı amaçlıyoruz.

Görüşmelerimiz sırasında hafızasını bizlere açan herkese çok teşekkür ederiz.

“Mekanın Hafızası” Çekimleri Tamamlandı

Zenginler Atölyesi Kültür ve Sanat Derneği’ nin Avrupa Birliği Sivil Düşüm Programından aldığı destekle yürüttüğü “Mekanın Hafızası : Eski Antakya Evleri Kültürel Tarih Çalışması”nda röportaj ve çekimler tamamlandı. 16 ayrı Eski Antakya evini şuan kullanan ve daha önce kullanmış olan kişilerle yapılan görüşmelerle mekanların hafıza kaydı tutuldu.

Eski rahibeler pansiyonundan, 200 yıllık ata evlerini hala mesken olarak kullananlara; büyük anneden toruna yaşanmışlık hikayesinden, küçük bir avluyu bir “yabancının” yurt edinmesine; bir zamanlar köşesindeki konağın at ahırı iken şimdilerde el sanatları üretim atölyesine dönüşen dört duvardan, Antakya’ya ilk gelen Ortodoks Kilisesi Papazının evinin kapıları ardındaki hikayelere kadar hafızasını bize açan herkese çok teşekkür ederiz.

Zenginler Atölyesi Kültür ve Sanat Derneği-Antakya

Galeri